Gözlükçü Kamuoyuna Önemli Duyuru

Değerli meslektaşlarımız,

5193 sayılı OHK geçici 4. Maddesi gereği çeşitli hukuki süreçler yaşandıktan sonra yaklaşık bir yıllık bir gecikme ile de olsa 17.03.2019 günü Birlik Büyük Genel Kurulu toplanmış ve süreci bir adım ileriye taşıyacak olan Kurucu Birlik Merkez Heyetimiz delegelerimizin oylarıyla seçilerek göreve başlamıştı.

Anılan heyetin asli görevi, Birlik ve Odaların faaliyetlerini mümkün kılacak olan, Türk Optisyen ve Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğini hazırlamak ve devamında Kanunda işaret edilen yeterlilikleri sağlayan illeri ve bu illere bağlanacak iller marifetiyle kurulacak Bölge Odalarını tespit etmekti.

Bu gün için, bu çalışmaların başladığı günden bu yana, Birliğin oluşabilmesi hukuki sürecine her aşamada en samimi ve en büyük desteği hiç bir beklenti içinde olmadan katkı sunan Ege Gözlükçüler ve Optisyenler Dernekleri Federasyonu ve sorumlu kadrolarını zımnen de olsa işaret ederek farklı niyetler ve hesaplarla suçlamak en hafifinden izan sınırları dışındadır.

Bugün için Birlik Merkez Heyeti karşısında dava açmak zorunda kalan aşağıda isimleri açıkca yazan bizler, ilgi Yönetmeliğin çıkması sürecinde henüz Yönetmelik Resmi Gazeteye gönderilmeden süreç içinde 24.04.2019 tarih ve 19/20 sayılı yazımızla Merkez Yönetim Kurulu Başkanlığına hitaben, çıkarılacak ve biz gözlükçü ve Optisyenlerle istişari mahiyette dahi paylaşılmayan taslak Yönetmeliği maalesef Birlik dışından elde ettiğimizde yapılan düzenlemelerin içerdiği hukuksuzluklar ile ilgili olarak gerekli ikazları resmi yoldan yapmış ve anılan yazımızı kamuoyu ile de paylaşmıştık.

Böyle bir girişim normal şartlar altında Yönetmelikle ilgili çalışmalar tamamlanmadan cevap bulmak gerekirken, bu haklı ve usule uygun girişimimize, Yönetmelik Resmi Gazetede usule ve 6643 sayılı Kanuna muhalefet eder şekilde 24.05.2019 tarihinde yayınlandıktan sonra, 18.06.2019 tarih ve 2019/36 sayı ile Başkan imzası ile cevap verilmiştir. Anılan cevapta; Yönetmelik ile ilgili kaygılarımız ve sunmak istediğimiz katkılarımıza cevaben "Ayrıca; Bağlanacağınız TO-GB Odaya üç ay içerisinde üye olma zorunluluğu bulunmakta olup bahsettiğiniz engin tecrübe ve önerilerinizi, odanız yönetimiyle paylaşmanın hiyerarşik açıdan önemli olduğunu düşünmekteyiz." Şeklinde gayrı ciddi bir cevap yer almaktadır.

Birlik Merkez Heyetinin oluşumunda delegeleri vasıtasıyla yer alan bir STK'ya ve temsilcilerine yapılacak Yönetmelik çalışmaları için an itibarıyla olmayan bir odaya üye olduktan sonra yine mevcut olmayan bir Oda yönetimi aracılığıyla katkı sunmasının hiyerarşik açıdan tavsiye edilmesi hiçbir surette ciddiye alınacak bir tutum değildir. Yönetmelik yürürlüğe girmeden Odalar tesis edilemeyeceğinden bahisle kurulacak Odaya üye olmanın beklenmesi talebinin anlamsızlığını siz delege ve meslektaşlarımızın takdirine bırakmakla yetinip konumuza dönmemiz gerekirse;

Bu gün için neden Yönetmelik konusunda, Birlik Merkez Heyetini hedef alacak şekilde dava açtığımızı sorgulayanlar, dava açılmadan önce gerek, bir Merkez Heyeti Üyesine gerekse de Yönetmeliğin hazırlanma süreci içinde bulunan Hukukçuya bilgi verildiğini görmezden geliyorlar.

Ayrıca baştan dikkat edilmesi gereken, açılan davanın konusu itibarıyla süreci sekteye uğratacak ve/veya Birlik Merkez Heyetinin elini bağlayacak bir dava olup olmadığıdır.

Dava konusu; 24.05.2019 tarih ve 30783 sayılı Türk Optisyen ve Gözlükçüler Birliği Yönetmeliğinin, yine 6643 sayılı Türk Eczacılar Birliği Kanununun 39. Madde (h) fıkrasında işaret edilen hükme rağmen, Genel Kurul onayı "gereksiz" görülerek siz değerli delegelerimizden ve sizler aracılığıyla meslektaşlarımızın bilgi katkı ve denetimlerinden kaçırılmak suretiyle Hukuku tamamlanmadan Resmi Gazetede yayınlanmasının yanlışlığı üzerinedir.

Bu gün için Hukuki gerekler ve olmazsa olmaz olan Kanuni ihtiyaçlar konusunda bilgi eksikliği olan meslektaşlarımızın ve/veya delegelerimizin, açtığımız davayı sürece zarar verir mahiyette okuyup anlaması kabul edilebilir olmakla birlikte süreçte sorumluluk üstlenenlerin bu suçlamalarda bulunma hakları yoktur.

Şöyle ki; Anayasa Mahkemesi 26.11.2018 tarih 30607 sayılı 2018/15 E. 2018/78 K. Sayılı kararı ile 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanunun Ek 4’ncu maddesi üçüncü fıkrasının ikinci cümlesini iptal ederek, ilgi Kanun maddesi yeni haliyle Kurucu Birlik Yönetim Kuruluna ‘’Birlik Merkez Yönetim Kurulu, seçimden itibaren bir ay içinde toplanarak odalar ile Birliğin yurt içindeki ve yurt dışındaki faaliyetleri, organları, görevleri, toplantıları, karar alış usulleri, gelirleri, giderleri, organlar için seçim, seçilme yeterliliği, seçimlerin yapılış usulü, mesleki sicil, hizmet bedellerinin ve aidatın tespiti, disiplin cezaları ile infaz ediliş usulü, odalar ve Birlik ile ilgili diğer iş ve işlemlerle ilgili yönetmelikleri hazırlar.’’ demek suretiyle ilgi yönetmelikleri hazırlama yetkisi vermiş ve ancak yürürlüğe koyma yetkisini işaret eden cümle ise söz konusu madde içinden çıkarılmıştır. Bir başka ifadeyle çıkarılacak Yönetmeliklere uygun görüş vererek onaylama ve yürürlüğe koyma yetkisi Sağlık Bakanlığından alınmakla birlikte, Birlik Merkez Yönetim Kuruluna da verilmemiştir. Bu konuda uygulamanın ne şekilde yapılacağına işaret eden yasal dayanak için ise esasen Türk Gözlükçüler ve Optisyenler Birliğinin idari ve mali konularda KIYASEN tabi olduğu 6643 sayılı Kanunun amir hükümlerine müracaat etmek gerektiği ortadadır.

25.01.1956 tarihli ve 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 39. Maddesinde Birlik Merkez Heyetinin görevleri sayılarak (h) fıkrasında ‘’Kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasına yönelik yönetmelik taslaklarını hazırlayarak Büyük Kongrenin onayına sunmak, kabul edilenleri Resmi Gazetede yayınlatmak,’’ şeklinde düzenlenmiştir. Türk Eczacılar Birliği Kanununun idari hükümleri kıyasen uygulanması gerekirken, Kurucu Birlik Yönetim Kurulunca Birlik Genel Kurulunun ‘’birlik delegelerinin’’ onayına sunulmaksızın usule ve kanuna aykırı bir şekilde işlem tesis edilerek Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği yönetmeliği Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Kurucu Birlik Yönetim Kurulu tarafından hazırlanan 24.05.2019 tarih 30783 Sayılı Yönetmeliğin 61’nci maddesinin (f) fıkrasında ‘’Görev alanına dâhil konularda hukukî mevzuat taslakları hazırlayarak gerekirse Büyük Genel Kurulun onayına sunmak ve uygun görülenlerin Resmî Gazete’de yayımlanmasını sağlamak,’’ şeklinde keyfi bir düzenleme yapıldığı, kıyasen uygulanması gereken Türk Eczacıları Birliği Kanununun idari hükümlerine ve kanuna aykırı bir şekilde düzenleme yapıldığı tespit edilmiştir.

Şayet yukarıda işaret edilen şekilde yönetmelikte bir düzenleme yapılmamış olsaydı, Genel Kurul onayı gereğinin atlanmış olduğu düşünülerek sehven yapılmış bir hata olduğu kabul edilebilirdi, ancak ilgi Yönetmeliğe böyle maksatlı şekilde keyfi uygulama yapabilme hakkı doğuran bir düzenleme eklenmesi, mevcut Birlik Merkez Heyetine yada gelecekte teşekkül edecek Birlik Merkez Heyetlerine Kanunda karşılığı bulunmayan geniş bir tasarruf alanı sağladığı ve bu konuda yapılan düzenlemenin, samimi demokratik ve katılımcı bir alan olarak kurgulanmadığı bu şekliyle de iyi niyetli bir düzenleme olmadığı kanaati uyandırmıştır.

Tüm taraflarca kabul edilmesi gerekir ki, Birlik Büyük Genel Kurulunun varlığı ve alacağı kararların önemi, mesleğin geleceğini etkileyecek mahiyette olmakla birlikte anılan kurul bu iradesini çıkan yâda çıkarılacak Yönetmelikler aracılığıyla kullanabilecektir ve yine kabul edilmek gerekir ki Birliğin en üst karar merciidir ve öyle de olmalıdır.

Bu gün için yapılan hukuksuzluğa karşı olmamızın belli çevrelerce ve maksatlı olarak bir iktidar kavgası olarak servis edilme gayretleri ise, mesnetsiz ve bir o kadar da seviyesizdir. Unutmamak gerekir ki, Hukuk ve Hukukun üstünlüğünün kabul edilme ilkesi bu gün olduğu kadar yarınlarda da hepimizin ve tüm meslektaşlarımızın temel ihtiyacı ve çıpası olmalıdır.

28.06.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan tebliğ ile oda kurulacak iller ilan edilmiş, oda kurulacak illerde kurucuların görevlendirilmesine Birlik Yönetim Kurulunca başlanmıştır. Odaların, hukuki gerekleri karşılamayan bir yönetmelik marifetiyle kurulması, kurucu heyetleri de hukuksuz iş ve işlemlerde bulunmaya sevk edecek olup sonuçları itibari ile oda kurucusu olarak atanan meslektaşlarımızı yapacakları harcamalar ve toplayacakları aidatlardan dolayı telafisi imkânsız hukuki ve idari yaptırımlarla karşı karşıya bırakacaktır.

Yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığımız gerekçelere ilaveten, Birlik ve Odaların bu gün olduğu gibi yarınlarda da idari ve mali tasarruflarından dolayı, 6643 sayılı kanunun 61. Maddesi gereği Adalet Bakanlığı marifetiyle Yargı karşısında sorumlu olduklarını işaret etmekte ve aynı zamanda Sağlık Bakanlığı marifetiyle de ayrıca yapılacak denetimlere hazır olmaları gereğini ifade etmektedir.

Bu itibarla açtığımız ve tarafı olduğumuz dava, Birlik Merkez Heyetimizde bu güne kadar sağduyulu davranan ve davranacağına inandığımız dostlarımızı hedef almamaktadır, bu gün için yapılması ve atılması gereken adımlar, davamız öncesinden de (Birlik Merkez Heyetimizce de malum) açılmış davaları konusuz kılacak mahiyette, bir seçimli olağanüstü Büyük Genel Kurul kararı alınması, hemen devamında tüm tarafların katkısıyla ivedilikle ve her türlü hukuksuzluk ve endişeden arındırılmış yeni bir Yönetmeliğin kanuni gerekler karşılanmış şekilde yayımlanmasının sağlanması ve Odaların yine Kanunda işaret edilen gerekler sorgulanarak tespit edilip hayata geçirilmesi olmalıdır. Bu süreç ise sanılanın aksine, inatla sürdürülmek istenen tutumun kaybettireceği zamandan çok daha kısa zaman alacaktır.

Bu adımların kararlılık ve cesaretle atılması açtığımız davayı konusuz bırakacağı gibi Birlik aleyhinde açılmış yâda açılacak bizlerce malum tüm davalardan kurtaracak ve koruyacaktır.

Böylelikle bugün itibarıyla çeşitli mecralarda gerek bilgi eksikliğinden kaynaklanan gerekse de kasıt içeren söylemlerin son bularak, yılların mücadelesi sonucu elde ettiğimiz hukuki zeminin arzu edilen BİRLİK duygusunu bir daha zarar görmeyecek bir zemine taşıyacağı inancımızla, bu kadar hassas bir konuda anılan davaya taraf olma cesareti gösteren delegelerimize teşekkür eder, siz değerli Delege ve Meslektaşlarımızın bilgisine saygılarımızı sunarız.

Türk Optisyen-Gözlükçüler Birliği Delegeleri

- Kamil Nuri GİZER
- Hüseyin Fatih İŞÇİMEN
- Taylan KÜÇÜKER
- Atilla KARİP
- Ersan TÜYENE
- Hüseyin OKUR
- Öner AKBİLEK
- Emir ATAŞEN
- Mehmet DARAOĞLU
- Cem ALOĞLU
- Cumhur EROĞLU
- Selçuk Uğur SAMANCI
- Hüseyin KONUŞ
- Mithat BEZİRCİ
- Serkan ERDOĞAN

Not: Konunun yargıya taşınmış olmasından dolayı, taraf olanları kullanacakları ifade ve beyanlarda dikkatli ve sorumlu olmaya davet eder, saygılarımızı sunarız.